Sürdürülebilir entegrasyon kapsamında oturma izni nedir?
AufenthG'nin 25b. maddesine göre verilen oturma izni, birkaç yıldır Almanya'da ikamet eden ancak henüz kalıcı oturma izni almamış kişilere yöneliktir. Bu izin, topluma iyi entegre olmuş kişilere uzun vadeli bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır.
Bu oturma izni, öncelikle geçici kabul (AufenthG Madde 60a) veya AufenthG Madde 104c uyarınca verilen oturma izni (fırsat oturma hakkı) sahibi kişilere yöneliktir.
İkamet izni için temel şartlar şunlardır:
- İkamet süresi: en az 6 yıl (reşit olmayan çocukları olan ailelerde 4 yıl) kesintisiz olarak hoş görülmüş, izin verilmiş veya oturma izni ile
- Geçim: büyük ölçüde kendi imkanlarıyla sağlanıyor
- Dil becerileri: A2 seviyesinde sözlü Almanca bilgisi
- Okula devam: Okul çağındaki çocuklar mutlaka okula gitmek zorundadır
- Hukuk ve toplumsal düzen hakkında temel bilgiler
- ağır suçlar hariç
- belirlenmiş kimlik
Kesintisiz ikamet, önemli bir koşuldur
AufenthG’nin 25b. maddesine göre oturma izni almanın en önemli şartlarından biri, Almanya’da uzun süreli ikamet etmektir. Kural olarak, başvuru sahiplerinin federal topraklarda en az altı yıl kesintisiz olarak ikamet etmiş olmaları gerekir. Bu husus, AufenthG’nin 25b. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde belirtilmiştir.
Bu husus, mevcut davada belirleyici olmuştur. Davayı açan kişi, 2015 yılından beri önce geçici kalma izniyle, daha sonra da şanslı kalma izniyle (§ 104c AufenthG) Almanya’da yaşayan Pakistanlı bir erkekti.
Davacı, “şans” amaçlı ikamet izni (§ 104c AufenthG) süresince iki kez Pakistan’a seyahat etmiş ve toplamda 93 gün yurtdışında kalmıştır. İkinci seyahatinde, hastanede yatması nedeniyle dönüş uçuşunu ertelemek zorunda kalmıştır.
Daha sonra kalıcı entegrasyon temelinde oturma izni başvurusunda bulunduğunda (§ 25b AufenthG), yetkili makam başvuruyu reddetti. Sebep: Yurtdışında geçirdiği süreler nedeniyle, Almanya’da kesintisiz ikamet şartı artık yerine getirilemiyordu.
Adam bu karara itiraz etti. Ancak Kassel İdare Mahkemesi Yabancılar Dairesi'nin kararını onadı.
Kararda hakimler şu hususu açıkça belirtmişlerdir: "Kesintisiz" terimi dar bir anlamla ele alınmalıdır. Almanya'dan yapılan her türlü çıkış – geçici olsa bile – bu süreyi kesintiye uğratabilir. Bu durum, gerekli ikamet süresinin artık karşılanmamasına yol açabilir.
Hangi istisnalar vardır?
Ancak mahkeme şunu da açıkça belirtmektedir: İstisnalar olabilir. Yurtdışında kısa süreli kalışlar, toplamda üç ayı geçmemesi koşuluyla, bazı durumlarda zararsız olabilir.
Ancak bu somut davada mahkeme böyle bir istisna görmedi. İlgili kişi toplamda üç aydan fazla (daha kesin olarak: üç ay üç gün) yurtdışında kaldı. Ayrıca, bu eksikliği telafi edebilecek özel bir entegrasyon durumu da söz konusu değildi.
Yurtdışında kalmanın nedeni önemli mi?
Özellikle önemli: Mahkeme, uzun süreli yurt dışı kalışın gerekçelerinin belirleyici bir rol oynamadığına hükmetti.
Bu somut olayda, ilgili kişi ailesini ziyaret ettiğini belirtmişti. Ayrıca, bir hastalık nedeniyle daha erken geri dönemediğini de ifade etmişti.
Buna rağmen mahkeme şu kararı verdi: Sağlıkla ilgili nedenler de ikamet süresinin kesintiye uğradığı gerçeğini değiştirmez.
"Kesintisiz ikamet" konusunda önemli olan, kişinin yurtdışında bulunma nedeni değildir. Önemli olan, kişinin üç aydan uzun süre yurtdışında kalmış olmasıdır. Kişinin suçu olmayan nedenler (örneğin hastalık) de bu şartın kaybedilmesine yol açabilir.
Karar etkilenenler için ne anlama geliyor?
Karar açıkça gösteriyor ki: § 25b AufenthG uyarınca oturma izni başvurusunda bulunmak isteyenler, yurt dışı seyahatlerinde özellikle dikkatli olmalıdır.
Önemli noktalar şunlardır:
- Almanya'da kalış süresi mümkün olduğunca kesintisiz olmalıdır
- Yurtdışında kalış süreleri kısa tutulmalı ve üç ayı geçmemelidir
- Yurt dışına seyahatler, en iyisi önceden Yabancılar Dairesi ile görüşülmelidir
Çünkü kısa süreli sapmalar bile bu oturma izni hakkının kaybedilmesine yol açabilir.
Ekim 2024'ten bu yana, AufenthG'nin 47b maddesi, koruma statüsü ile eve seyahat ederken bildirim yapma yükümlülüğünü düzenlemektedir. Hangi koşulların geçerli olduğunu, hangi risklerin mevcut olduğunu ve koruma statünüzün iptal edilmesini nasıl önleyebileceğinizi öğrenin. İstisnalar, sonuçlar ve pratik ipuçları hakkında tüm bilgiler....
Sonuç
Yurtdışı Konaklama Kanunu’nun 25b. maddesine göre verilen oturma izni, topluma iyi entegre olmuş birçok kişiye Almanya’da uzun vadeli bir yaşam şansı sunuyor. Aynı zamanda bu karar şunu da gösteriyor: Koşullar, özellikle kesintisiz ikamet konusunda titizlikle inceleniyor.
Almanya'da sürekli olarak ikamet etmeyen veya yurtdışında çok uzun süre kalan kişiler, seyahatin nedeni ne olursa olsun, bu hakkı kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır.