Kuzey Ren-Vestfalya Yüksek İdare Mahkemesi, yakın tarihli bir kararında bu soruları ele almıştır.
Dava ne hakkındaydı?
Dava, vatandaşlık almak isteyen bir erkekle ilgiliydi. Bu kişi, Şubat 2024’te “Alman vatandaşlığının verilmesi” için yazılı bir başvuru yaptı. Başvuru, 16 Şubat 2024 tarihinde yetkili makama ulaştı.
Adam, başvuruyla birlikte önemli belgeleri de sundu. Bu belgelerle vatandaşlık için gerekli şartları yerine getirdiğini kanıtlamak istiyordu.
İdare, başvuruya uzun süre bir karar vermedi. Adam, vatandaşlık bürosuna şahsen başvurmak üzere ancak Kasım 2024 için bir randevu alabildi. Bu randevuda, daha önce sunmuş olduğu belgelerin asıllarını da ibraz etmesi gerekiyordu. Ancak bundan sonra da idare başvuruya bir karar vermeden birkaç ay daha geçti.
Bu nedenle adam, İdare Mahkemeleri Kanunu’nun (VwGO) 75. maddesi uyarınca bir ihmal davası açtı. Bu tür bir dava ile, ilgili kişiler, bir idari makamın yeterli bir gerekçe olmaksızın bir başvuruya üç aydan fazla süreyle karar vermemesi durumunda bu makama karşı yasal işlem başlatabilirler.
İlk derece mahkemesi, davayı 2025 yılının sonuna kadar askıya aldı. Mahkeme, bu kararın gerekçesi olarak vatandaşlık dairesinin aşırı iş yükünü gösterdi. Adam bu karara itiraz etti. O, dairenin sürekli olarak iş yükünü gerekçe gösteremeyeceği görüşündeydi.
Bir diğer önemli nokta ise işlem süresinin ne zaman başladığı sorusuydu. Karara göre, idare, sürenin ancak Kasım 2024’teki yüz yüze görüşmeyle başladığını varsaymıştı.
Davacı ise farklı bir görüşteydi. Davacı, başvurusunun 2024 yılının Şubat ayında zaten geçerli bir şekilde yapıldığını ileri sürdü. Ona göre, işlem süresi o tarihte başlamıştı ve 2024 yılının Kasım ayında başlamamıştı.
Vatandaşlık başvurusu her zaman yazılı olarak mı yapılmalıdır?
Uygulamada, resmi kurumlar genellikle vatandaşlık başvurusu yapmak için farklı yollar sunmaktadır. Çoğu kurum kendi formlarını sunarken, bazıları çevrimiçi portalları kullanır, diğerleri ise öncelikle yerinde randevu verir.
Bu durum, başvuru sahiplerinde, başvurunun ancak belirli bir form doldurulduğunda veya yüz yüze görüşme gerçekleştirildiğinde geçerli hale geldiği izlenimini uyandırabilir.
Ancak yasa, vatandaşlık başvurusunun nasıl yapılması gerektiğine dair belirli bir format öngörmemektedir. Bu da şu anlama gelir: Bir vatandaşlık başvurusunun geçerli olması için mutlaka belirli bir form kullanılması gerekmez.
Bir başvuru temel olarak yazılı, çevrimiçi, çevrimdışı veya sözlü olarak (kayıt altına alınmak üzere ) ilgili makama yapılabilir. Önemli olan hangi formun kullanıldığı değildir. Önemli olan, ilgili makamın, ilgili kişinin Alman vatandaşlığını almak istediğinin açıkça anlaşılabilir olmasıdır.
Mahkeme şu kararı verdi
Kuzey Ren-Vestfalya Yüksek İdare Mahkemesi davacının lehine karar verdi. Mahkemeye göre, işlem süresi Kasım 2024’teki şahsen yapılan başvuruyla başlamadı. Bu süre, Şubat 2024’te başvurunun alınmasıyla başlamıştı.
Mahkeme şu hususu açıkça belirtmiştir: Vatandaşlık başvurusunun geçerli sayılması için başvuru sahiplerinin şahsen gelmesi gerektiğini belirten herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.
Mahkeme ayrıca şunu da teyit etti: Vatandaşlık başvurusu belirli bir forma bağlı değildir. Bu, bir idari makamın başvuru için zorunlu olarak belirli bir form kullanılması şartını koyamayacağı anlamına gelir.
Vatandaşlık başvurusu, ilke olarak yazılı olarak veya sözlü olarak (kayıt altına alınmak üzere) ilgili makama yapılabilir. Önemli olan tek şey, ilgili makamın, kişinin vatandaşlık almak istediğini açıkça anlayabilmesidir.
Vatandaşlık başvuru formu, Alman vatandaşlığına başvurmak isteyen kişilerin doldurduğu resmi bir belgedir. Bu form, vatandaşlık için gerekli şartların yerine getirilip getirilmediğini belirlemek amacıyla başvuru sahibinin tüm ilgili kişisel ve hukuki bilgilerini toplamak amacıyla kullanılır...
Bu karar başvuru sahipleri için ne anlama geliyor?
Bu karar, vatandaşlık başvurusunda bulunmak isteyen veya halihazırda başvuru sürecinde olan kişiler için önemlidir. Karar şunu göstermektedir: Vatandaşlık başvurusu mutlaka belirli bir form kullanılarak yapılmak zorunda değildir. Vatandaşlık başvurusunda bulunulduğu açıkça anlaşılıyorsa, resmi olmayan bir mektup da yeterli olabilir.
Ancak önemli olan, vatandaşlık edinme isteğinin açıkça anlaşılabilir olmasıdır. Sadece genel bilgi isteyen veya bağlayıcı olmayan bir şekilde bilgi alan kişiler, henüz bir başvuru yapmış sayılmazlar. Buna karşılık, vatandaşlık edinmek istediğini açıkça belirten kişiler, geçerli bir başvuru yapmış olurlar.
Bir başka önemli nokta da şudur: İşlem süresi her zaman geçerli başvurunun yapıldığı tarihten itibaren başlar; idari makamla yapılan kişisel görüşmeden sonra değil. Bu aynı zamanda, idari makamın başvuruyu alır almaz işleme koyması gerektiği anlamına da gelir.
Bu nedenle, başvuru sahiplerinin vatandaşlık başvurusunun ilgili makama ne zaman ulaştığını ayrıntılı bir şekilde belgelemeleri tavsiye edilir. Böylelikle, başvurunun ne zaman yapıldığı ve makamın işlemleri ne zaman başlatması gerektiği daha sonra daha kolay kanıtlanabilir.