CDU, geçici kalma izni konusunda daha sıkı kurallar talep ediyor
CDU’nun iç politika sözcüsü Alexander Throm, geçici kalma izni verilmesi konusunda daha katı kurallar getirilmesini talep ediyor. Şu anda geçici kalma izniyle Almanya’da kalmanın çok kolay olduğunu belirtiyor. Throm, Bild gazetesine verdiği demeçte, “Yerel yabancılar daireleri tarafından geçici kalma izni verilmesi işlemi önemli ölçüde zorlaştırılmalıdır” dedi.
Bu talebin arka planında, Federal Hükümet’in güncel rakamları yer alıyor: 2026 yılının Haziran ayı sonunda Almanya’da toplam 258.845 kişinin ülkeden ayrılması gerekiyordu. Bunların 199.271’i geçici kalma iznine sahipti. Bu, yaklaşık yüzde 77’lik bir orana denk geliyor.
Throm bu rakamı eleştiriyor ve geçici kalma izni verilmesi için daha katı şartlar getirilmesini talep ediyor. Ancak CDU’lu siyasetçi, bu şartların somut olarak nasıl sıkılaştırılacağına dair bir açıklama yapmadı.
Bu nedenle, geçici ikamet izni sahipleri için şunu bilmek önemlidir: CDU'lu siyasetçinin talebi, şu ana kadar yalnızca siyasi bir öneri niteliğindedir. Henüz bir yasa değişikliği kararlaştırılmamıştır. Geçici ikamet izni kurallarının sıkılaştırılmasına yönelik somut bir yasa tasarısı da henüz bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, geçici kalma izni bulunan kişiler için şimdilik herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Geçici kalma izninin ne zaman verilebileceği, İkamet Kanunu’nda (§ 60a ila § 60d AufenthG) düzenlenmiştir. Yasa koyucu bu hükümleri değiştirmediği sürece, yabancılar daireleri mevcut kuralları uygulamaya devam etmek zorundadır.
İş veya eğitim gören geçici olarak kabul edilen mülteciler, gelecekte daha hızlı bir şekilde güvenli oturma izni alabilecekler. Federal Konsey, mevcut engelleri azaltmayı ve daha fazla hukuki güvence sağlamayı amaçlayan bir öneriyi görüşüyor....
Hoşgörü nedir?
“Duldung”, sınır dışı edilmenin geçici olarak askıya alınmasıdır. Bunun yasal dayanağı, İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 60a. maddesinde yer almaktadır. Bu, “duldung” statüsünde olan bir kişinin ülkeden ayrılma yükümlülüğü altında olduğu, ancak çeşitli nedenlerle sınır dışı edilmesinin şu anda gerçekleştirilemediği veya gerçekleştirilemeyeceği anlamına gelir.
Önemli olan, ikamet izniyle arasındaki farktır: Geçici kabul, bir ikamet belgesi değildir. Geçici kabul edilen kişiler, Almanya’da kalıcı ikamet hakkına sahip değildir. Ülkeyi terk etme yükümlülüğü devam eder.
Geçici ikamet izni genellikle sadece birkaç aylık sınırlı bir süre için verilir. Bu sürenin sonunda geçici ikamet izni verilmesinin gerekçesi hâlâ devam ediyorsa, izin uzatılabilir. Gerekçe ortadan kalkarsa, geçici ikamet izni iptal edilebilir.
Ne zaman geçici oturma izni verilir?
Sınır dışı edilmenin fiili veya hukuki nedenlerle mümkün olmadığı durumlarda, geçici kalma izni verilir.
Sınır dışı etme işleminin fiilen gerçekleştirilememesi durumunda, geçerli bir gerekçe söz konusudur. Bu durum, örneğin gerekli seyahat belgelerinin bulunmaması, menşe ülkenin kişiyi geri kabul etmemesi veya uygun seyahat imkânlarının olmaması gibi hallerde söz konusu olabilir.
Bir sınır dışı etme işleminin Alman veya Avrupa hukukuna aykırı olması durumundahukuki birgerekçe söz konusudur. Bu bağlamda, örneğin evlilik ve ailenin korunması gibi unsurlar rol oynayabilir. Ayrıca, ilgili kişinin seyahat edemeyecek durumda olması veya sağlık durumunun önemli ölçüde kötüleşmesi durumunda, ciddi bir hastalık da sınır dışı edilmeyi engelleyebilir.
Bunun yanı sıra, acil kişisel nedenlerle veya kamu yararı gereği geçici oturma izni verilebilir. Buna örnek olarak, yaklaşan bir ameliyat, okul veya mesleki eğitimin tamamlanması ya da önemli bir yargılama sürecine katılma zorunluluğu sayılabilir.
Buna ek olarak, özel türde geçici kalma izinleri de bulunmaktadır. Bunlar arasında, Kalış Yasası’nın (AufenthG) 60c maddesi uyarınca verilen eğitim amaçlı geçici kalma izni ve 60d maddesi uyarınca verilenistihdam amaçlı geçici kalma izni yer almaktadır.
Geçici ikamet izni kalıcı bir güvence sağlamaz. Bu nedenle, geçici ikamet izni sahibi kişiler, kendileri için oturma izni almanın mümkün olup olmadığını erkenden araştırmalıdır.
Geçici ikamet izninden ikamet hakkına nasıl geçilebilir?
İkamet Kanunu, geçici ikamet izn inden yasal ikamet hakkına geçmek için çeşitli imkânlar sunmaktadır. Hangi yolun izlenebileceği, büyük ölçüde kişinin kişisel durumuna bağlıdır. Ancak, geçici ikamet izni sahiplerinin ikamet izni alma şansını artırabilecekleri bazı adımlar bulunmaktadır.
- Eğitime veya işe başlamak: Sabit bir iş veya mesleki eğitim, oturma izni almaya giden yolu açabilir. Belirli şartlar altında, nitelikli “geduldete” statüsündeki kişiler, Oturma Kanunu’nun (AufenthG) 19d maddesi uyarınca çalışma amaçlı oturma izni alabilirler. Önemli olan, bu işin veya eğitimin Yabancılar Dairesi tarafından onaylanmış olmasıdır.
- Almanca öğrenmek: İyi düzeyde Almanca bilgisi, kalma hakkı elde etme şansını da artırabilir; çünkü bu, kişinin dil açısından Almanya’ya entegre olduğunu gösterir.
- Kimliğin netleştirilmesi: Kişinin kendi kimliğini mümkün olduğunca erken netleştirmesi ve pasaport veya diğer gerekli belgelerin alınmasında aktif rol alması özellikle önemlidir. Bu sürece aktif katılımın olmaması, yasal ikamet hakkı elde etme sürecini zorlaştırabilir.
- Suç işlememek: Suçlar, ikamet hakkına engel teşkil edebilir. Birkaç küçük suçtan mahkumiyet bile sorun yaratabilir.
- Entegrasyonu kanıtlamak: Okula devam, mesleki eğitim, iş, gönüllü faaliyetler ve sosyal ilişkiler, bir kişinin Almanya’ya iyi bir şekilde entegre olduğunu gösterebilir. İlgili kanıtlar toplanmalıdır.
- Erken danışın: Geçici olarak ülkede kalmasına izin verilen kişiler, kendileri için hangi oturma izninin uygun olduğunu zamanında araştırmalıdır. Bir danışma merkezi veya bu konuda uzmanlaşmış bir hukuk bürosu bu konuda yardımcı olabilir.
Bu arada: Yasal bir ikamet iznine geçişin önemli bir başka nedeni de, geçici ikamet izniyle geçirilen sürelerin daha sonraki yerleşme izni veya vatandaşlık başvurusu için dikkate alınmamasıdır.
CDU’nun “tolere edilenler” için öne sürdüğü talep ne anlama geliyor?
Geçici kalma izni bulunan kişiler için CDU’nun talebinin şimdilik doğrudan bir etkisi yoktur. Yasal değişiklikler kabul edilmediği sürece, mevcut kurallar geçerliliğini sürdürecektir.
Buna rağmen, geçici kalma izni sahipleri için, örneğin entegrasyon, dil öğrenimi, bir iş veya mesleki eğitim yoluyla, erkenden güvenli bir kalma hakkı elde etmek için çaba sarf etmek mantıklıdır. Zira geçici kalma izni bir ikamet izni değildir ve kalıcı bir güvence sağlamaz. Buna karşılık, ikamet izni Almanya’da yaşamak için çok daha güvenli bir hukuki temel oluşturur.