SPD, iyi entegre olmuş mültecilere oturma hakkı istiyor
SPD Federal Meclis Grubu, Perşembe ve Cuma günü (8 ve 9 Ocak 2026) Berlin'de kapalı oturumda bir araya geldi. Burada milletvekilleri, 2026 yılı için siyasi önceliklerini belirlediler. SPD'nin tutumu, CDU/CSU ile birlikte mevcut federal hükümeti oluşturması ve dolayısıyla önümüzdeki aylardaki siyasi yönelim üzerinde büyük etkisi olması nedeniyle de büyük önem taşıyor.
Tartışmaların ana konusu göç meselesi, özellikle de işgücü piyasasına entegre olmuş veya eğitim gören mültecilerin durumu idi.
Kapanış toplantısı için hazırlanan karar taslağında – ki bu taslak henüz kamuoyuna açıklanmamış olsa da, tagesschau ve Spiegel gibi birçok medya kuruluşu tarafından alıntılanmıştır – SPD fraksiyonu bu mültecilere kalıcı oturma hakkı verilmesinden yana olduğunu belirtmiştir. Bunun şartı ise bir iş veya eğitim ve başarılı bir entegrasyon olmalıdır. Parti, bu talebini Almanya'da devam eden uzman ve işgücü eksikliğiyle gerekçelendirmektedir.
SPD fraksiyon başkanı Matthias Miersch, toplantı sırasında yaptığı açıklamada, ilkenin şu şekilde olması gerektiğini belirtti: Çalışan veya eğitim gören ve toplumun bir parçası olan herkesin Almanya'da kalmasına izin verilmelidir.
Ekonomi bu insanlara acilen ihtiyaç duyuyor. Göç, genel olarak olumsuz değerlendirilmemeli, aksine büyük fırsatlar sunuyor. Hedef, nitelikli göçü teşvik etmek olmalıdır.
Ekonomik bir zorunluluk olarak göç
SPD'ye göre, göç artık sadece insani bir mesele değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluktur. Birçok şirket, halihazırda açık pozisyonları doldurmakta büyük zorluklar yaşamaktadır. Bu durumdan özellikle bakım, zanaat, lojistik ve otelcilik ve restorancılık gibi sektörler etkilenmektedir.
Der Spiegel 'in karar taslağından alıntı yaptığına göre, taslakta şu ifadeler yer alıyor: "Nitelikli işgücü eksikliği, şimdiden birçok şirketi büyük zorluklarla karşı karşıya bırakıyor. Bu nedenle de, burada çalışan veya eğitim gören ve topluma iyi entegre olmuş tüm insanlar için kalma hakkı istiyoruz."
SPD'nin görüşüne göre, şirketler bu işgücüne bağımlıdır. İşe veya eğitime iyi entegre olmuş kişilere güvenilir bir kalma hakkı tanınması, hem ilgili kişilere hem de şirketlere daha fazla güvenlik sağlayacaktır. Ayrıca, uzun vadede sosyal güvenlik sistemlerinin istikrarına da katkıda bulunabilir.
Der Spiegel'in haberine göre, SPD, iyi entegre olmuş ve acil olarak ihtiyaç duyulan işleri yapan insanları sınır dışı etmenin "saçma" olduğunu düşünüyor.
CDU ve CSU'nun da dahil olduğu federal hükümet içinde SPD, bu nedenle net bir ilke belirlemek istiyor: İş, eğitim ve entegrasyon, insanların Almanya'da kalıp kalamayacaklarına karar vermede şimdiye kadar olduğundan daha fazla belirleyici olacak.
CSU, göç ve ikamet konusunda daha sıkı kurallar talep ediyor
SPD, bu talebiyle koalisyon ortağı CSU'nun politikasından açıkça ayrılıyor. Geçen hafta kendi kapalı toplantısında parti, 2026 yılı için sözde "sınır dışı etme operasyonu"nu desteklediğini açıkladı.
Parti, pozisyon belgesinde, özellikle Suriye ve Afganistan'a daha fazla sınır dışı etme işlemi yapılmasını talep ediyor. Bu işlemlerin tarifeli uçuşlarla gerçekleştirilmesi de isteniyor. Ayrıca parti, Münih Havalimanı'nda özel bir sınır dışı etme terminali kurulmasını öneriyor. CSU, bu talebini, özellikle Suriye'den gelen sığınmacılar için iç savaşın sona ermesiyle birlikte kaçış nedenlerinin ortadan kalktığını gerekçe gösteriyor.
Ayrıca CSU, ülke çapında göç merkezleri kurulmasını ve AB serbest dolaşımı konusunda daha katı kurallar getirilmesini talep ediyor. Ayrıca, menşe ülkeye seyahat durumunda koruma statüsünün otomatik olarak kaybedilmesi ve suç işlenmesi veya aşırılıkçı ifadelerde bulunulması durumunda daha ağır cezalar uygulanması da talepler arasında yer alıyor.
Yeni ikamet unvanı § 16g AufenthG (ülkeyi terk etmek zorunda olan yabancılar için mesleki eğitim için ikamet izni), Almanya'da mesleki eğitime başlamanız ve böylece güvenli bir ikamet unvanı almanız için yeni fırsatlar sunuyor. Nitelikli işgücü yasasında yapılan değişiklikle...
Değerlendirme: SPD talebini kabul ettirebilir mi?
SPD'nin, iş ve eğitim sahibi mültecilere güvenli kalma hakkı tanınması talebini gerçekten kabul ettirebilecek mi, şu anda belirsiz. Ancak şurası açık: Federal hükümet içinde göç ve kalma hakkı konusunda farklı görüşler var.
Birlikten direnç bekleniyor. Hem CDU hem de CSU, göç politikası konusunda şu anda sınırlama ve geri dönüşlere daha fazla ağırlık veriyor.
AfD'nin de öneriyi reddetmesi bekleniyor. SPD ise Yeşiller ve Sol Parti'den destek alabilir. Her iki parti de geçmişte, iş ve eğitim alanında iyi entegre olmuş kişilere kalma hakkı tanınması gerektiğini defalarca dile getirmiştir.
Sonuçta, hükümet içinde bir uzlaşma sağlanıp sağlanamayacağı ve bu uzlaşmanın ne ölçüde olacağı belirleyici olacaktır. Ayrıca, SPD'nin talebini somut bir yasa tasarısı şeklinde Federal Meclis'e sunup sunmayacağı da henüz belirsizdir. Ancak o zaman, iş ve eğitim gören mültecilerin kalma hakkı konusunda parlamentoda çoğunluk olup olmadığı belli olacaktır.
SPD ve CSU'nun talepleri 2026 göç politikası için ne anlama geliyor?
Önemli: Bir pozisyon belgesi henüz yasa değildir ve yasal bir etkisi yoktur.
Ne CSU'nun mevcut talepleri ne de SPD'nin tutumu, yürürlükteki yasal durumu otomatik olarak değiştirecektir. İkamet, iltica veya vatandaşlık hukukunda bir değişiklik yapılmadan önce, somut bir yasa tasarısı sunulmalı, Federal Meclis'te görüşülmeli ve nihayetinde çoğunluk tarafından kabul edilmelidir. Çoğu durumda, Federal Konsey'in onayı gibi başka adımlar da atılması gerekir.
Göçmenler için bunun somut anlamı şudur: Siyasi tartışmalar şu anda çok gündemde olsa da, yasal durum şimdilik değişmeden kalacaktır. Yeni bir yasal düzenleme yürürlüğe girene kadar mevcut kurallar geçerliliğini koruyacaktır.
Sonuç
Ancak mevcut tartışmalar, göç ve kalma hakkı konusunda federal hükümet içindeki görüşlerin ne kadar farklı olduğunu göstermektedir. SPD göçü bir fırsat olarak görürken ve entegrasyon, iş ve eğitime odaklanırken, CSU sınır dışı etme ve kalma hakkının sıkılaştırılmasına daha fazla önem vermektedir.
İş ve eğitim gelecekte sınır dışı edilmeye karşı daha fazla koruma sağlayacak mı, bu SPD'nin koalisyon içinde kendi yaklaşımını kabul ettirebilmesine bağlı. Ancak şurası açık: Çalışan ve eğitim gören kişilerin kalma hakkı, 2026 yılının göç politikasında merkezi bir konu haline gelebilir.